Bu içerik, Adana'da aile hukuku, boşanma, nafaka ve velayet süreçleri üzerine çalışan Av. Ceren Sümer Cilli tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
Boşanmada Feragat ve Kabul Ne Anlama Gelir?
Aile hukuku uyuşmazlıklarında davanın açılması kadar, yargılama sürecinde tarafların davayı sonlandıran usuli işlemleri de büyük önem taşır. Yargılama aşamasında sıklıkla karşılaşılan boşanmada feragat ve kabul, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ile Türk Medeni Kanunu (TMK) çerçevesinde kesin sonuçlar doğuran tek taraflı usul işlemleridir. Feragat, davacının talep sonucundan vazgeçmesi anlamına gelirken; kabul, davalının davacının talep sonucuna rıza göstermesidir. Ancak kamu düzenini yakından ilgilendiren boşanma davalarında bu usuli işlemler, genel hukuk davalarından farklı kurallara ve kısıtlamalara tabidir.
Eşler arasındaki evlilik birliğinin hukuken sona erdirilmesinde kamu yararı gözetildiğinden, tarafların beyanları her zaman davanın kendiliğinden lehe sonuçlanmasını sağlamaz. Bu nedenle çekişmeli boşanma sürecinde mahkemeye sunulacak feragat veya kabul beyanlarının hukuki kapsamının, maddi ve manevi sonuçlarının önceden titizlikle değerlendirilmesi gerekir.
Boşanma Davasında Feragat Kavramı ve Hukuki Niteliği
Feragatin HMK Kapsamında Doğurduğu Sonuçlar
Davacının mahkemeye başvurarak talep ettiği boşanma isteminden tamamen veya kısmen vazgeçmesi feragat olarak adlandırılır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. maddesi uyarınca feragat, davacının talep sonucundan vazgeçtiğini bildirmesiyle gerçekleşir ve karşı tarafın ya da mahkemenin onayına tabi değildir. Feragat beyanının mahkemeye yazılı bir dilekçeyle sunulması veya duruşma sırasında zapta geçirilmesiyle birlikte dava esastan reddedilmiş sayılır.
Feragat, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuran nihai bir usul işlemidir. Bu beyanla birlikte davacı, aynı dava sebebine dayanarak ileri sürdüğü boşanma talebini hukuken tüketmiş olur; mahkeme başka bir inceleme yapmaksızın davayı feragat nedeniyle reddeder ve yargılama giderlerini davacı aleyhine hükme bağlar.
Boşanma Davasında Kabul Beyanı Ne İfade Eder?
TMK m. 184 Çerçevesinde Kabulün Sınırları
Kabul, davalının davacı tarafından ileri sürülen talep sonucunu kısmen veya tamamen benimsediğini ve onayladığını bildirmesidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun genel ilkelerine göre kabul beyanı davayı sona erdirse de Türk Medeni Kanunu’nun 184. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca boşanma davalarında tarafların her türlü ikrarı ve kabulü hâkimi doğrudan bağlamaz. Kanun koyucu, evlilik birliğinin korunması ve kamu düzeni gerekçesiyle hâkime vicdani kanaatine göre delilleri serbestçe değerlendirme görevi yüklemiştir.
Davalı tarafın boşanma davasını kabul etmesi, hâkimin doğrudan boşanma kararı vermesi için tek başına yeterli değildir. Adana boşanma avukatı uygulamalarında görüldüğü üzere, hâkim evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını veya ileri sürülen boşanma sebeplerinin gerçekten var olduğunu gösteren somut delilleri incelemeden salt kabul beyanına dayanarak boşanmaya hükmedemez; bu yönüyle boşanmada kabul, genel özel hukuk davalarındaki kabulden ayrılır.
Feragat ile Kabul Arasındaki Temel Farklar
Taraf İradelerinin Hâkimi Bağlama Derecesi
Feragat ile kabul arasındaki en temel fark, irade beyanının mahkeme üzerindeki bağlayıcılık gücüdür. Davacının feragat beyanı tek taraflı irade açıklamasıyla hüküm doğurur ve hâkimin bu beyana rağmen davayı sürdürme takdiri bulunmaz; dava doğrudan reddedilir. Buna karşılık, davalının boşanma talebini kabul etmesi hâkimi bağlamadığı için mahkeme iddia edilen vakıaların doğruluğunu araştırmaya ve delilleri takdir etmeye devam etmek zorundadır.
Bir diğer önemli fark ise davanın akıbetinde ortaya çıkar. Feragat durumunda dava davacı aleyhine sonuçlanarak boşanma talebi reddedilirken, kabul beyanında davanın kabulü için hâkimin vicdani kanaatinin delillerle pekişmesi zorunludur. Dolayısıyla kabul işlemi, tek başına davacının arzu ettiği kararı elde etmesini garanti altına almaz.
Boşanmadan Feragatin Nafaka ve Tazminat Taleplerine Etkisi
Feragat Edilen Davada Fer'i Taleplerin Durumu
Boşanma davası ana talep niteliğinde olup, boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri bu davanın fer’i (eki) niteliğindedir. Davacının ana boşanma talebinden feragat etmesi durumunda, feragat nedeniyle dava reddedileceğinden evlilik birliği hukuken devam eder. Evlilik sona ermediği için boşanmaya bağlı olarak talep edilen maddi ve manevi tazminat talepleri ile yoksulluk nafakası talepleri de dayanaksız kalarak esastan reddedilir.
Yargılama devam ederken taraflar yalnızca tazminat veya nafaka gibi mali taleplerinden de feragat edebilirler. Bu durumda boşanma davası esastan incelenmeye devam ederken, feragat edilen fer'i mali talepler yönünden dosya ayrıştırılarak reddedilir; ancak dava boyunca tedbir nafakası gibi geçici koruma önlemleri hâkimin takdiriyle yürürlükte kalabilir.
Velayet Konusunda Feragat veya Kabul Mümkün müdür?
Çocuğun Üstün Yararı ve Kamu Düzeni
Boşanma sürecinde en hassas konulardan biri müşterek çocukların durumudur. Velayet ve çocuk adına hükmedilen iştirak nafakası, doğrudan kamu düzenine ilişkindir ve kişilerin serbestçe tasarruf edebileceği haklar arasında yer almaz.
Sık Sorulan Sorular
Boşanma davasından feragat eden taraf aynı gerekçeyle yeniden dava açabilir mi?
Somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişir; Adana aile mahkemelerinde delil ve tarafların durumu birlikte incelenir.
Davalının boşanmayı kabul etmesi davanın doğrudan sonuçlanmasını sağlar mı?
Somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişir; Adana aile mahkemelerinde delil ve tarafların durumu birlikte incelenir.
İştirak nafakasından veya çocuk velayetinden feragat edilebilir mi?
Somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişir; Adana aile mahkemelerinde delil ve tarafların durumu birlikte incelenir.
Feragat beyanında bulunurken maddi ve manevi tazminat hakları saklı tutulabilir mi?
Somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişir; Adana aile mahkemelerinde delil ve tarafların durumu birlikte incelenir.
Mahkemede tutanağa geçen feragat veya kabul beyanı sonradan geri alınabilir mi?
Somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişir; Adana aile mahkemelerinde delil ve tarafların durumu birlikte incelenir.
Avukat Ceren Sümer Cilli
2012’de Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden onur derecesiyle mezun olan ve 2020 yılında “Yılın Aile Avukatı” seçilen Avukat Ceren Sümer Cilli, 300’den fazla aile hukuku dosyasının takibini üstlenmiştir. Adana’da boşanma, velayet, nafaka ve mal rejimi uyuşmazlıkları üzerine çalışmaktadır. Çalışma odağı; boşanma, velayet, nafaka, mal paylaşımı, ziynet alacağı, aile konutu ve koruma tedbirleridir.
Hakkımızda / mesleki profil · Resmî Yayınlar & Kurumsal Profil · İletişim
Hukuki Danışmanlık
Boşanma, velayet, nafaka veya mal paylaşımı süreciniz için somut dosyanıza uygun bilgi almak üzere iletişime geçebilirsiniz.
İletişime Geçin